×
#

Tarihçesi

Tarsus Kilikya’yı İç Anadolu’ ya bağlayan tarihi yolların kavşak noktasındadır. Tarsus’ un ismi ilk kez Hitit metinlerinde “Tar-şa” olarak geçmektedir. Tarşa, Luwi dilinde “akarsu-ırmak” anlamına gelen Arsa sözcüğü kökünden türetilmiştir. Asurlulara göre Que Krallığının başkentidir. İ.Ö. 8. Ve 7. Yüzyıllarda Asurlular Tarsus’ u Tarz, Tarza ya da Tarziolarak adlandırmışlardır. Peygamber Hezkiyal kitabında; “Tarsis.” diye yazmaktadır. Persler’ in Tarsus’ ta basılan sikkeleri üzerinde de Tarsus adına rastlanmaktadır. Tarsus’ un ismi önce Grekçe Tarsos, daha sonra Latince Tarsus olarak kullanılmıştır. Kuruluşuyla ilgili antik söylence ise şöyledir; Antik çağlarda Tarsus Çayı’ na yerli Kilikya halkı Kydnos ismini vermişlerdi. Kydnos’ un oğlu Parthenia, Kydnos’ un denize döküldüğü yere kendi adı ile bir şehir kurmuştur. Tufandan sonra suların çekilmesi ile de bu şehre Tersein (kurutmak) adı verilmiştir. Bir başka efsaneye göre, bu kentin kurucusu Perseus'dur. Mitolojinin kahramanlarından biri olan Perseus, Hitit döneminde Andrasos olarak bilinen bir köyün yerinde Tarsus kentini kurmuştur. Tarsus’ un Tevrat’ ta Efsus, İncil’ de Arsus, İslam kaynaklarında ise Hz. Adem (A.S)’ ın oğlu Hz. Şi Peygamber tarafından kurulduğu belirtilmektedir.