×
#

ESHAB-I KEHF

Dünyanın birçok yerinde mekan bulan "Yedi Uyurlar" inanışının Anadolu'daki en önemli merkezi Tarsus'taki Eshâb-ı Kehf Mağarası’dır. Zamanı kesin olarak bilinmeyen olayın Kuran-ı Kerim’de Kehf Suresi adıyla yer alması bu yerin önemini belirlemektedir. Olay bugün değişik şekillerde anlatılsa da özünde yıllarca inançlara gösterilen baskıya Tarsus eşrafından yedi gencin karşı koyması yatmaktadır. Bu anlatımlarda değişmeyen bir başka nokta ise, Encülüs Dağı’ndaki bir mağaraya sığınan Meksemlina, Yemliha, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayyuş isminde yedi genç ile köpekleri Kıtmır'in 309 yıl uyumalarıdır. Olayın belgelenmesi Yemliha'nın Tarsus'a gönderilmesiyle gerçeğin ortaya çıkması arasında gelişmektedir. Mağaranın hemen üzerinde bir cami yer almaktadır. Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan'ın vekil tayin ettiği şehir müftüsü Ahmet Efendi tarafından M.S 1872 tarihinde inşa edilmiştir. Camiye sonrada üç şerefeli bir minare daha eklenmiştir.

#

TAŞKUYU MAĞARASI

Tarsus’a 10 kilometre mesafede bulunan Taşkuyu Mağarası, ismini aldığı Taşkuyu Köyü‘nün içinde bulunuyor. Mağara içerisindeki sarkıtlar, dikitler, damla taşları ile birlikte egzantirik adı verilen aykırı oluşumlar ve mağara incileri de Türkiye’de ender görülen oluşumlardan. Yaklaşık 470 metre uzunluğundaki Taşkuyu Mağarası birbirinden farklı oluşumları içeriyor. 2006 yılında bir yol yapımı sırasında ortaya çıkarılan mağara, 2012 restorasyona girmiş ve 2014 yılının Aralık ayında ziyarete açılmıştır. İçerisinde birbirinden güzel galerilerin olduğu mağaradaki galerilere Eshab-ı Kehf’te uyuyan 7 gencin ismi verilmiştir.

#

KLEOPATRA KAPISI

Antik Çağın büyük metropolleri arasında yer alan şehrin surlarından Dağ Kapısı, ve Adana Kapısından başka geriye kalan tek kalıntıdır. Günümüzde birkaç kez onarım geçiren bu tek girişli kapı, büyük ihtimalle daha eski bir kapının üzerine Bizans Döneminin başlarında inşa edilmiş olmalıdır. Mısır’ın ünlü kraliçesi Kleopatranın sevgilisi Romalı General Marcus Antonius ile Tarsus’ da buluşmak üzere geldiklerinde, o zamanın limanı olan Gözlü Kule’de büyük bir törenle karşılanmışlar ve Deniz Kapısından şehre geldiği söylenir. Bu sebeple Deniz Kapısına Kleopatra Kapısı da denilmektedir. . Kapının kenarı at nalı şeklinde ve yerden yüksekliği 8,50 m ,derinliği ise 5,60 metredir.

#

DONUKTAŞ (Dönüktaş)

Donuktaş ilçenin, Tekke Mahallesinde bulunup ilçedeki anıtların en eskisi olarak bilinmektedir. Yapı özellikleri ile bir Roma mabedi olması muhtemeldir. Dikdörtgen şeklinde iç içe bölümleri bulunan çok eski bir yapıdır. Gayet kalın dış duvarların boyu 115 m., yapının genişliği dıştan dışa 43 m, yüksekliği 7 m, kalınlığı 6.60 m.dir. Prof. Nezahat Baydur'un yürüttüğü kazı çalışmalarından, bu yapının tapınak olduğu anlaşılmıştır. Donuktaş'ı gezen gezginlerden Sefir Barbaro, 1545 yıllarında yazdığı eserinde buranın bir saray olduğunu yazar Hollanda'nın Tarsus Konsolosu Barker, 1835'de yazdığı "Kilikya" adlı eserinde "Donuktaş bir kral ailesi mezarıdır. Donuktaş bazı kitaplarda da Jupiter Mabeti olarak geçmektedir. Bir efsaneye göre Donuktaş bir hükümdarın sarayı olup şu an ki Gözlükule höyüğü üzerindeymiş. Hükümdar burada kızı ile yaşarmış, zamanın peygamberi bu hükümdara kızarak sarayına tekme vurmuş. Saray ters dönerek yuvarlanmış ve bugün bulunduğu yere düşmüş.

#

ANTİK YOL

1993 yılında bir temel kazısı ile açığa çıkan Antik cadde, Tarsus’un yaklaşık iki bin yıl önceki ihtişamından büyük ve sağlam bir kesit ortaya koymaktadır. Antik çağ süresince uzun dönem hizmet verdiği anlaşılan bu yolu dönemin bir çok ünlü isminin kullanmış olması insanda heyecan uyandırmaktadır. St. Paul, Cicero, Augustus, Athenedoros, Nestor, Kleopatra, MarcusAntonius ve Hadrianus bu isimlerden bir kaçıdır. Ayrıca caddenin batısında ve doğusunda farklı dönemlere ait stylobat ve bir Roma evi yer almaktadır. Stylobatın üzerindeki granit sütunlar ve caddenin bazalt taşlarının Tarsus dışından getirilmesi ayrıca dönemi zenginliğine işaret etmektedir. Günümüzde 60m.’lik bir kısmı ortaya çıkartılabilmiş olan cadde balıksırtı şeklinde olması ve altında kanalizasyon tertibatıyla birlikte yapılması açısından Anadolu’daki diğer yollardan ayrılmaktadır.

#

ST. PAUL KUYUSU

Aziz Paulus, yaşamının ilk döneminde Saul isimli bir Yahudi olarak biliniyor. İ.S. 10 yılında doğdu ve Yahudiler’in ilk kralı olan Saul adı, Paulus’a sünnetinden sonra verildi. Havari, Romalı olduktan sonra ise Paulus adını aldı. Tarsus'ta Antik Cadde’nin yaklaşık 200 m. kuzeydoğusunda yer alan özel kuyu ve çevresi, halk arasında Aziz Paulus'un yaşadığı ev olarak geçmektedir. Buradaki eski bir mekana ait kalıntıların uzun yıllar ziyaret yeri olarak kullanıldığı bilinirken, Tarsus'ta Hıristiyanlar’ın yaşadığı dönemde kuyunun suyu kutsal sayılmış ve şifa getirdiği inanışı geniş yer bulmuştur. Roma’ daki Petrus Bazilikası' nın önünde yer alan pek çok heykelden biri de Paulus'a aittir.

#

HZ. DANYAL'IN KABRİ

Danyal Peygamber 2. Babil Kralı Nebukadnesar (M.Ö 605-562) zamanında yaşamış, Yahudileri Babil esaretinden ilmi ve kehanetleriyle kurtarmış bir peygamberdir. Rivayete göre; Babil Kralı rüyasında İsrailoğulların dan gelecek bir erkek çocuğun kendi tahtını sarsacağını bildirmesi üzerine İsrailoğulları’ ndan doğan erkek çocukların öldürülmesini emretmiştir. Bu nedenle Danyal Peygamber doğunca onu dağ başında bir mağaraya bırakmışlardır. Mağarada bir erkek ve bir dişi aslan himayesinde büyüyen Danyal, delikanlı olunca kavmi arasına karışmıştır. Bir kıtlık senesinde Tarsus'a davet edilen Danyal Peygamber'in Tarsus'a gelmesiyle birlikte bolluk olmuş. Bu nedenle Danyal Peygamber Babil'e geri gönderilmemiş, ölünce de Tarsus'ta şimdiki Makam Camiinin bulunduğu yere gömülmüştür. Hc.17. yılında Hz. Ömer devrinde Tarsus fethedilince, Danyal Peygamberin mezarı açtırılmış burada büyük bir lahit içerisinde altın iplikle dokunmuş kumaşa sarılı gayet uzun boylu bir ceset görülmüştür. Başından geçen maceraların sembolü olarak parmağındaki yüzüğün taşına biri erkek olan iki aslanın arasında genç bir çocuk, dişi aslan onu yalıyor şeklinde işlenmiştir. Hz. Danyal Peygamberin naaşının yahudiler tarafından çalınmaması için, Hz. Ömer’in emri üzerine önceki yerine gayet derince defnettirilip üzerinden de Berdan Nehrinden gelen ufak bir çayın suyunu kabrin üzerinden geçecek şekilde akıtıp hiç kimsenin kabre el sürmeyeceği şeklinde emniyete alınmıştır.

#

SAĞLIKLI KÖYÜ ROMA YOLU

Tarsus’a 15 km uzaklıktaki Sağlıklı Köyü’nün kuzey kısmında bulunmaktadır. Roma Yolunun buradaki genişliği 3.00 metredir. ‘’İpek Yolu’nun’’ sağlam kalan yerlerinin uzunluğu 3 km. kadardır. Yol güzergahı üzerinde Roma ve Bizans devirlerine ait mezarlar ve yolla ilgili yazılı onarım kitabeleri bulunmaktadır. Söz konusu yol üzerinde kemerli bir kapı da vardır. Bu kapının zafer takı ve Kilikya sınırlarının başlangıç yeri olduğu veya sınır kapısı olarak yapıldığı tahmin edilmektedir. Tek sıra kesme taştan yapılan kapının genişliği 8.80 m., yüksekliği ise 5.20 m.’dir.

#

KIRKKAŞIK BEDESTENİ

Bedesten, Ramazanoğulları’ ndan Piri Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından 1579 tarihinde, Cami-i Nur’ un (Ulu Cami) hemen yanında ve aynı dönemde yaptırılmıştır. Her dönemde hareketli bir ticari hayatı olan ve yolların kesişme noktasında bulunan Tarsus’ta günümüze kadar çarşı niteliğini korumuştur. İlk dönemlerde medrese ve imarethane olarak kullanılmışsa da cumhuriyet döneminde kapalı çarşı olarak kullanılmıştır .Dikdörtgen plana sahip yapı, kesme taştan yapılmıştır. Binaya doğu ve batı yönünde iki kapıda girilebilmekte ve içinde 18 oda yer almaktadır. Tarsus Belediyesi tarafından restore edilerek 2004 yılında turizme yönelik hediyelik eşya, yöresel el sanatlarının satışının yapıldığı bir çarşı olarak yeniden canlandırılmıştır.

#

TARSUS ŞELALESİ

Şelalenin bulunduğu yerde, Romalılar’dan kalma yeraltı kaya mezarları vardır. Şelale, Tarsus Çayı’nın yatağının değiştirilmesi sonucu suların 3-5 m yükseklikteki kaya mezarlar üzerinden aşması sonucu oluşmuştur. Zaman zaman su seviyelerinde görülen değişikliklerden dolayı mezarlar görülebilmektedir. Şelale ve çevresi Tarsusluların özellikle sıcak yaz günlerinde ilgi gösterdiği yerlerin başında gelir. Bahar aylarında yükselen debisi ile genişleyen göleti ve çağlayanı güneşin batışıyla birlikte muhteşem bir görüntü oluşturur. En büyük özelliği,çayı besleyen kaynakların şelaleye çabuk ulaşmasıdır. Bu durum suyun süreli soğuk kalmasını sağlamaktadır. Çay bahçeleri ve lokantaları ile tam bir mesire alanıdır.

#

TARSUS HAYVAN PARKI

1999 yılında hizmete giren hayvanat bahçesi 5000 m2 alan üzerine inşa edilmiştir. Parkta zengin hayvan çeşidi barındırılmaktadır. Aslan, atmaca, ayı, ceylan, deve, deve kuşu, doğan, geyik, kanguru, kaplan, keklik, kurt, lama, leopar, maymun, midilli, papağan, pelikan, şahin, tavşan, turna gibi hayvanların yanında; astronot, Japon, melek, pirana gibi akvaryum balık çeşitleri de vardır. İçeride yürüme yolları, çay bahçesi ve mİnyatur tekne ile gezinti yapabilir, açık havanın keyfini sürebilirsiniz.

#

#

OUTDOOR AKTİVİTELER

Tarsus ve civarında dağ tırmanışı, dağ yürüyüşü, kaya tırmanışı, kanyon yürüyüşü, yamaç paraşütü, kuş gözlemi, kampçılık, bisiklet, vb. etkinlikler düzenli olarak yapılmaktadır. Özellikle Eshab-ı Kehf tepesinde düzenlenen ve geleneksel hale gelen yamaç paraşütü etkinlikleri geniş katılımcı kitlesi ile ilgi çekmektedir.